Fatih Lezzet Rotası: Beyazıt Kapısı'ndan Başlayan Yolculuk
Eylül ayının ilk gününde İstanbul’un tarihi yarımadası hâlâ yazın ılık izlerini taşırken, Fatih semti lezzet avcılarını kendine çekiyor. Sabah erken saatlerde Beyazıt Meydanı’nın gölgelerinde yürürken, sokakların kokusu zaten bir menüyü fısıldıyor.
Beyazıt Kapısı, Osmanlı döneminden kalma devasa ahşap kanatlarıyla karşılayan bir giriş kapısıdır; kapıyı geçtiğinizde sol tarafta tarihi hanlar, sağ tarafta ise simit ve poğaça tezgahları dizili. Bu kapı, semtin kalbine açılan bir kapı gibi, lezzet rotanızın doğal başlangıç noktası olur.
Kapıdan çıkıp sağa doğru yürüyünce, tarihi Büyük Yeni Han’ın avlusunda servis edilen peynirli börek ve sıcak çay, kahvaltı için mükemmel bir durak. Devamında, Kapalıçarşı’nın arka sokaklarında gizli gibi duran bir kahvehanede Türk kahvesi ve lokum tadılırken, biraz daha ileri de bir esnaf lokantasında ev yapımı kuru fasulye ve pilav ile doyabilirsiniz.
Rota, akşamüstü hafif bir tatlı molasıyla sona erer: tarihi bir sebilin yanında dondurma ve şerbetli tatlılar, günün lezzetli kapanışını yapar. Bu yürüyüş, sadece mideyi doyurmakla kalmaz, Fatih’in katmanlı tarihini de tatmanızı sağlar.